Kayıtlar

hasret etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

FISILTI - ARZU METLİ

Resim
                                                                     FISILTI       Gün ışığında haykırmak istedikleriniz, çoğunlukla sizde kalmaya devam eder. Onları, daha çok gecenin koynunda, yıldızlar parladığında sadece kendinize fısıldarsınız. Günün telaşı, alışılagelmiş alışkanlıklar, yapmanız gereken işler, daha baskın geldiği için kendinizle baş başa kalmaya pek zaman kalmaz güneş gökyüzündeyken. Ne zaman ki uykunun kapısını çalma vakti gelmişse ruhunuzdan bu fısıltılar yükselmeye başlar.   Geçmiş, biten gün, ulaşmayı dilediğiniz yarınlar vardır bu kişisel sohbetlerde. Çocukluk anılarınız, size ninni söylemek için yanı başınızdadır. Hayal meyal hatırladığınız, bir daha asla geri dönemeyeceğiniz, masumiyetin hüküm sürdüğü o yıllar bu fısıltılar eşliğinde kendini hatırlatır.      Gün içinde karşılaştığınız bazı sahneler de sizi uykuya yolcu etmeye gelmiştir. Samimiyetsizliğin bulaşıcı bir hastalık gibi her yanı sardığı bu dönemde o sahte yüzler, yapmacık tebessümle

İNSANLIK - BAYRAM AKTAŞ

Resim
İNSANLIK Yarım kaldık dost bildiğimiz yardan da Serden de.  Zaman mıydı değişen; yoksa insanın özü müydü bu kadar kirlenen.  Hangi yana baksak başka bir elem, acı içinde kıvranan bir beden. Her köşe başında bekler bizi hüzünlü bir keder. Dostan vefa yok, yardan feda. Dile bürünmüş bin bir yalan dolan. Kolayca aldatır olmuş gördüğü her yüreği bilen.   Ne oldu bize böyle?  Tarih tekerrür edermiş galiba insanlık ta öyle. Geçmişi en acımasız şekilde elestirirken,  medeni diye tanımlarken kendimizi; en vahşi varlıktan bile daha aşağı bir hayatı yaşar olduk. Sevgiden, saygıdan, sadakatten, erdemden... İnsanı insan yapan yani insanı kâmil eden herşeyden yoksun bir hayat yaşıyoruz. Ve kendi iç dünyamızda boğulurken acılarla, elemlerler, hüzünlerle... Çevremize yalancı mutluluklar paylaşıyoruz. Yalandan gülüyoruz yapmacık davranıyor sırf onlar beğensin diye her gün kıyafet değiştiriyor, en güzel süslerimizi takıyoruz. Sırf onlar memnun olsun diye kendimizi unutuyoruz. Acınacak bir hald

ZATIMA BİR NAME - Arzu Metli

Resim
        ZATIMA BİR NÂME           Sevgili Ben,           Sana bu mektubu, kâh zihnimin en ücra köşesinden kâh yüreğimin yara almış bir yerinden yazıyorum. Uzun zamandır seninle konuşmayı planlıyordum  ama insan çok kendisiyle konuşmaya çekinir. Cümleler kurmak kendine geldiği zaman daha bir zor olur.Her şeye rağmen kendimle söyle etraflıca bir konuşmaya çok ihtiyacım vardı.         Boşuna yaşıyor olamam ve yaşadıkça öğrendiğim, öğrendikçe canımı acıtan gerçeklerden başlamak istiyorum: Samimiyetle bakan bir çift gözle buluşmak öylesine zor ki... Zoraki gülümsemeler, yavan sözcükler, her defasında karşıma çıkıyor. Samimiyetinden zerrece kuşku duymayacağım insanlar, gittikçe azalıyor. Yakın bir zamanda kendime bir karar aldım. Eğer birileri hayatında yer alacaksın tek kriterim, samimiyet olacak bundan sonra. Hatır için ya da hatıralar için kimseye değer vermeyeceğim, hatır bu, kırılır; hatıralar ise unutulur.                 Ömürden günler, birer birer tükenirken Biz h

Ve Umutlar- Bayram Aktaş

Resim
VE UMUTLAR                     Her şey bitti derken sen umutlarına sarıl. Kolun kanadın kırıldı mı üzülme, gün gelir üzüldüklerine ah edersin. Dilin keşkelere vurur, isyan edersin. Ne derler bilir misin? “ Üzüntü ve keder şeytandan, umut ise haktan.” Bırak sen şu kendini bilmez dilleri, bilmezler senin ne çektiklerini, yanık erin halinden anlamaz ham yürekliler. Bırak yansın yüreğin orta yerinden, karşı koyma gözünden akan katrelere. İzin ver dökülsün yüreğinden avuç içine. İzin ver yaksın bu ateş seni, zira mutluluk işte bu yangında saklı. Seni sen yapacak olan bu halde gizlenmekte. Gizli gizli seni izleyip, doğruya iletmek istemekte. İzin ver yansın yüreğin orta yerinden…                   Daha hiçbir şey bitmiş değil be can. Üzülme geçer gider bu günlerde. Hoyrat rüzgârlar savurur da farkına bile varmazsın gidişlerinin, yokluğunun nasıl var olduğunu zamanla öğreneceksin. Bir bakar mısın şu çevrendekiler, kaç tanesi senin gibi düşünmekte, kaç tanesinin derdi yüreğinde, ka

TÖVBE DE MÜSLÜMAN!

Resim
Sevgililerin En Sevgilisi Hz Muhammed(S.A.V) buyuruyor ki: “ Her insan hatakardır. Hatakarların en hayırlısı tövbekâr olanlardır.”                                                                                                                     (Tirmizi, Kıyamet 50)                  Bak 11 ayın gelincik çiçeği kapıda. İblislerin zincirlere vurulduğu, Ümmet-i Muhammed’e rahmetin sağanak sağanak yağdığı 11 ayın sultanı, şehr-i ramazan yanı başımızda. Yenilenmek için, arınmak için, sağanak sağanak yağan rahmetin altında ıslanmak için, kaçırma Müslüman bu fırsatı. Dünyalık eğlencelerle harcama, boş gayeler uğruna feda etme bu kutlu ayı, fırsatların en güzeli olanını. Dünyanın gelip geçici güzelliğine aldanma. Bu dünya elbet son bulacak var sen heybeni doldurmaya bak ve gel şu rahmet ayında yüreğimizden dökülsün tövbe istiğfarlar. Yeni bir başlangıç yapalım şu kutlu ayın güzelliği ile birlikte. Kötüye dair ne varsa atalım çöplük denen kuytu köşelere, iyi huylar edinelim o saf h

GÜZELLEME

Resim
 “Mümin, müminin kardeşidir.” Diyor Yaradan, Kan bağı ile kurulmaz ki, kardeşlikler kimi zaman. Zaman olur, yüreğine dokunur güzellikler, Zaman olur, ararsın gönlü güzel insanları. Hayat bir muamma, hayat imtihanlar diyarı, Hayat, bir oyun ve eğlence makamı. Yağmur gibi yağar dertler, yüreğini sıkan elemler, Dua edecek yürek ister, kalbi kırık gönüller. Kan bağı ile bağlanmaz ki sadece gönüller, Vefa ile kurulmaz mı; kardeşlikler, sevgiler. Ağlarsa bir çift göz secdelerde, Dua dua haykırıyorsa sevgililerin en sevgiline, Dua et yüreği berrak insan bizlere de, Duasız bırakma bu çaresiz sineleri de. Zaman başkalaşsa da, insanlar senden uzaklaşsa da, Seni yoktan var edeni, asla unutma. Dara düşünce etme isyan, Seven sevgine yol göstermekte, Seven sevginin halini düzeltmekte, Seven sevginin haykırışlarını duymak istemekte, Seven sevgine lütufların en güzelini vermek istemekte, Seven sevgi ile eğleşmekte. Ne diyar Yaradan; “Allah,

FIRSATLARDAN BİR FIRSAT

Resim
              Hay’dan Hu’ya giden bir yolculuk şu dünya hayatı. Ben ve benim gibi onlarca ölümlü ile dolu yeryüzü. Kalplerde hüzün, sinelerde gam, dillerde ise “Nerde o eski ramazanlar.” Benim gibi nicelerini yoktan var eden, yaradılmışlar içinde en değerli olarak insanı kabul eden diyor ki: “Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden başka bir şey değildir. Muttaki olanlar için ahiret yurdu daha hayırlıdır. Hala akıl erdirmiyor musunuz?” ( En’am 32.Ayet )            Sahi aklımız onca düşünceye, onca eyleme ererken, dünyanın fani olduğunu her gün duyduğumuz haberlerden öğrenirken bunca günahı yüklenmekte neden? Oysa bir Müslüman olarak ben ve benim gibi inandığı davanın gereğini yapması gerekirken, boş gayeler peşinden koşmamalıydım, koşmamalıydık. Oysa tüm yaptıklarımın, yapacaklarımın bir ödülü ve bir de cezası beni bekliyordu unutmamalıydım, unutmamalıydık. Sevgililerin en sevgilisi ne güzel diyor: “Bizi aldatan, bizden değildir.” Aldatmamalıydım hiç kimseyi, aldatmamalıydık

MAVİ GÖĞÜN KUŞLARINA

Resim
S- ayamadık zamansız akıp giden günleri, E-lden ne gelir, giden günleri getirmek için. M-avi göğün kuşları, selam olsun size, R-üzgarlarla dans eden bulutlar nede güzel, A-yrılmasın umutlar, bu güzel yürekten. M-uhtaç olma haktan başkasına, U-mudunu kaybetme hiçbir zaman, A-ra güzellikleri, vazgeçme doğrulardan, M-esafelere takılıp kalma, M-utlu günler gelmez, koş peşinden, E-meğinin karşılığını alırsan elbet, R-azı ol kaderine, nur olsun ömrün. B-urcu burcu kokar yüze düşen tebessümler, U-nutulmasın bu güzel günler, R-üya misali hep akla gelecek olan yüzler, C-ümle âlem duysun, kıskansın çekemeyenler, U-fka bak anımsa ve gülümse. S-ebepsiz değildir, yapılan hiçbir eylem, E-ninde sonunda bulur güzellikler seni, R-ıza dairesinde ol sen yeter ki. D-ara düşersen, sığın hakkın o rahmetine, A-rarsan bulursun âşıklar sofrasını, R-ahmet istersen aç o ellerini. F-ani olan, fani olanı neden istesin ki, A-rar bulur baki olan sevgiliyi. T-a ezeldendir

ŞİİR GÖZLÜM

Resim
                     Tutamadığım ellerinin heyecanını yaşıyorum sayfalar arasında. Dile getiremediğim sevdamın acısını çekiyorum yusufu kuyularda. Şiir ediyorum yüreğini. Sözlerin en güzelleri ile harmanlıyorum ay misali zifiri karanlıklarıma doğan suretini. Şair oluyorum gözlerinin hayalini kurarken. Şair ediyor beni gözlerin. Kayboluyorum bilinmezliklerde, yüreğinin sihirli dünyasında buluyorum kendimi. Sen oluyorum, seninle var oluyorum varlık sahasında. Varlığımı buluyorum gözlerinde. Var oluyorum seninle, sen oluyorum yüreğimle.  Aşkı yaşıyorum hep hayaller ülkesinde. Hayalden öteye geçememiş bir sevda benimkisi. Hayalini bile seviyorum yokluğunda. Avutuyorum kendimi çocuk misali belki gelir umutlarıyla. Yetiyor çoğu zaman bana hayalin. Bazen oluyor ki hayalin bile yetmiyor çorak kalmış gönlüme. Yetmiyor bereketsiz kalmış ömrüme. Sensizliği kabullenmek zor geliyor bir başına garip kaldığım günlerimde.                  Şairlik makamına yükselttiğin bir yüreğim var şimdi

HASRET TÜRKÜM

Resim
                                                                    Her şeyin bittiği yerde her şeyimdin. Yakışmadı bu sevdaya ayrılık türküleri, yakıştıramadım. Oysa ne çok beklemiştim gelmelerini şimdi gidiyor musun sahi? Ezberlettiğin onca şiirlerimi de alıp gidiyorsun musun, beni benden yüreğinden terk edip ziyan mı ediyorsun yüreğimi şimdi. Gitme kal sevdiğim, bırakma tuttuğun yüreğimden zayi olurum zifiri gecelerde. Kal yanımda, mahrum etme beni gözlerinden. Senin için yazdım onca kelamı. Seni anlattım onca sözle. Sen dedim garip kalmış yüreğimle. Sana olan sevdamı dile getirdim hasret türkülerinde. Gitme kal, bırakma beni bu sensizliğe.                 Korkarım sevdiğim yüreğine seslenememekten. Özlerim varlığını senden ayrı kaldığım her nefeste. Sanadır onca ağlamalarım. Sanadır ilmik ilmik, hece hece dokuduklarım. Gel diye yazıyorum, gel diye ağlıyorum her kelimemde. Yazarken yüreğini, varlığını özlüyorum, mahrum ettiğin gözlerinin hasretini yaşıyorum. Yüreğim

YÜREĞİM SENİN OLSUN

Resim
                                                                            Uzun uzun yazmak vardı yüreğimi, doya doya okuman için. Lakin izin vermiyor ki buna halim. Birkaç kelama sığdırabiliyorum sensizliği, kimsesizliği, eksik kalışımı. Sonrası malum bir yanım hüzün bir yanım vuslat ve gelmiyor sensiz geçen günlerim. İmtihana tabi tutuluşumu bilmesem, inancım bunu yasaklamasa isyan ederdim yar senden ayrı kalışıma. Ah ile eyvahlarıma, kalbim ile aklımın birbiri ile çetin savaşına. İzin vermedi inancım buna, izin vermedi yüreğimdeki sakladıklarım. Şimdi oturmuş seni yazıyorum yaşanmamış anlarımla, yaşayışlar ardına bıraktığım acılarımla. Zamana inat bir duanın tesellisi yetiyor yokluğuna, bir umutla yeşeriyor çorak kalmış yüreğim. Bereketsiz kalan ömrüm.                Sevgili seni bilmeden, görmeden, sesini sesime eşlik etmeden içimde yanan bu yangının hikmeti de ne? Yüreğim yüreğine neden bu denli istekli, bir yanım neden hep eksik? Anlam veremediğim soruların ızdırabı